buca escort izmir escort antalya escort denizli escort
Advert

Sosyolog Safiye Göker'in Kaleminden

Yaşamak Mı, Tepki Vermek Mi?

Sosyolog Safiye Göker'in Kaleminden
Sosyolog Safiye Göker'in Kaleminden Yirmi Haber

Yaşamak mı istiyorsunuz, tepki vermek mi?

İnsanın en kötü durumu kendini bilmediği ve idare edemediği zamanlardır. Aklın öyle çeşitli yolları vardır ki bazen bocalar hangi yoldan gideceğimizi bilemez oluruz. Böyle zamanlarda da yaşamak yerine durum ve olaylara sadece tepki verir, bunları alışkanlık haline getirir ve yaşamayı es geçeriz. Bizi, her şeyi başkalarından almaya, dilenmeye alıştırıyorlar ama biz sandığımızdan daha zenginizdir aslında.  

“Kukla gibi iplerimiz, çekilip oynatılıyoruz.”  

Horatius

İnsan, belli bir toplumun içine doğar, büyür ve gelişir. Doğup büyüdüğü ailenin ve çevrenin bireye çizdiği sınırlar içerisinde başlar kendini arama dürtüsü. Buradan hareketle yine toplumun bireye çizdiği yolda ilerler insan; sizin de herkes gibi olmanız istenir, bir kez aykırı düşmeye görün, ayrı düşmeye kalktınız mı bundan daha azı gelmez başınıza.  

 

Polonyalı yazar Jerzy Kosınskı, “Boyalı Kuş” kitabında kuşçu Lekh’in zalim eylemini anlatır: “Lekh, uzun uzadıya seyirden sonra kuşların arasında en güçlü olanı seçip bileğine bağlar (…) kuşu ters çevirip kanatlarını iki yana açardı, başından göğsünden başlayarak her yerini bir kır çiçeği demetinden daha canlı görünene kadar gökkuşağı renklerine boyardı. Ormanın derinliklerine ilerledikten sonra boyalı kuşu benim elime tutuşturur, küçücük bedenini hafifçe sıkmamı söylerdi. Bunu yapınca kuş ötmeye, ürkekçe tepemizde uçmakta olan kardeşlerini yanımıza çekmeye başlardı. Onların sesini duydukça bizimki de heyecanlanıp bir gayret uçmaya çalışır, şakıdıkça da henüz boyanmış bağrında tutsak, minicik yüreği daha hızlı atmaya başlardı.  

Tepemizde yeterince kuş toplandığına kanaat getirince Lekh bana bir işaret çakarak tutsağımızı salıverirdi. Küçücük bir gökkuşağı gibi görünen kuş mutlu ve özgür bulutlara doğru havalanır, hızla kahverengi sürünün arasına dalardı. Diğer kuşlarsa bir an için neye uğradıklarını anlamaz, kafaları karışırdı. Boyalı kuş, sürünün bir o yanına bir bu yanına uçar, beyhude bir çabayla onlardan biri olduğunu göstermeye çalışırdı. Ancak o ne kadar hevesle içlerine girmeye çalışsa da üstündeki parlak renklerin gözlerini kamaştırdığı diğer kuşlar kuşkulu, onu sürünün dışına kovalarlardı. Hemen sonrasında da art arda acımasız bir saldırıyla boyalı kuşu didiklemeye, tüylerini yolmaya girişirlerdi. Kısa süre içinde artık gökyüzünde tutunamayan rengarenk gövdesiyle yere yapışırdı boyalı kuş.”  

 

Yaşam kodlarımızı ıskalamak ya da gecikmek üzerine düzenlemişiz sanırım. Sorun şu ki; bireysel olarak daima düşünmemizi, harekete geçmemizi dolayısıyla da gelişmemizi ve ilerlememizi engelleyecek putlar çıkarırız karşımıza. İşin garip olan yanı da bunu kendimizin yapıyor olmasıdır. Yaşamımızda bize sunulan belli başlı normlardan hareketle ve üzerine bir yenisini ekleye ekleye…

Harekete geçmeden önce durup dinlensek mesela, dinlesek hal-i pür melalimizi, ölçüp biçsek, içinde bulunduğumuz durumda yapılacak olanı ve  bir düşünsek kendimize neyin iyi geleceğini....

“Arayın, siz ki bilmek kaygısındasınız.”

Lucianus

Bireye her zaman sınırsız gelen ve korku veren koca evren kişinin kendinden başka bir şey değildir. Evren, yine büyük yine haşmetli ancak bu kadar büyük olan kişinin kendisidir. Kendine inanmak da bir inanç türüdür. İlla bir put istiyorsanız kendi gücünüze inanın.  

Bizleri bağlayan zinciri taşımak onu kırmaktan daha çok yürek ister. İnsan, kendisini yakından görmesini bilmeli. İçinize dikkatle bakarsanız görebilirsiniz kendinizi. Olaylar hiçbir zaman eşit olmazlar, bu dünyada gördüğümüz şeylerin ortak özelliği farklı ve birbirinden değişik olmalarıdır. Tam da bu sebeple herkesin yaşadığı şey farklıdır. Montaigne’nin dediği gibi; Yaşamak bir sanat ve meslektir. Hayatı gördüğümüz ve anladığımız gibi anlatmamızı ve yaşamamızı yasak edenler, mimara da ‘kendi bildiğinle değil başkasının bildiği ile işinden söz edeceksin’ diyebilirler mi?   

Hayata tepki vermek yerine yaşayın, sizi siz yapan kendi kararlarınızdır.

Safiye Göker Sosyolog Yeni yazı makale
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Denizli'de silahlı kavga: 1 yaralı
Denizli'de silahlı kavga: 1 yaralı
Denizli'de kamyonla halk otobüsü çarpıştı: 1 yaralı
Denizli'de kamyonla halk otobüsü çarpıştı: 1 yaralı